IV Makro Politika ve Borç Piyasaları
Dolaylı alıcı
ABD Hazine ihalesinde teklifini bir birincil bayi ya da doğrudan teklif veren kurum aracılığıyla sunan müşteri.
Nasıl işler
ABD Hazinesi her ihaleden sonra kâğıdın kime dağıtıldığını üç grupta açıklar: birincil bayiler, doğrudan alıcılar ve dolaylı alıcılar. Birincil bayi ve doğrudan alıcı kendi hesabına doğrudan teklif verir. Dolaylı alıcı ise rekabetçi teklifini bir birincil bayi ya da doğrudan teklif veren kurum üzerinden iletir.
Yabancı merkez bankaları ve uluslararası para otoriteleri tekliflerini New York Fed aracılığıyla verdikleri için bu grupta sayılır. Bu yüzden piyasa dolaylı alıcı payını kabaca yabancı talebin göstergesi olarak okur.
Tuzak şu: Hazine'nin kendi tanımına göre bu kategori alıcının yerli mi yabancı mı olduğunu göstermez. Fon yöneticileri gibi yerli kurumlar da bayi üzerinden teklif verdiğinde dolaylı alıcı sayılır. Payı tek ihalede değil, son 12 ayın ortalamasıyla karşılaştırmak gerekir.
Ters yüzü bayi payıdır: dolaylı ve doğrudan alıcıların almadığı kâğıt birincil bayilerin bilançosunda kalır. Yüksek bayi payı zayıf talebin, düşük bayi payı güçlü talebin işaretidir.
Bizim için neden önemli
ABD'nin uzun vadeli borçlanma maliyeti dünyanın geri kalanı için taban faizdir ve bu tabanı tutan son tampon dış talebin kendisidir. Dolaylı alıcı payı bir ihalede belirgin biçimde düşerse kâğıt bayilerde kalır, uzun vadeli getiri sıçrar ve bu sıçrama gelişen piyasa borçlularının eurobond maliyetine taşınır. Yaptırım, rezerv çeşitlendirmesi ya da kur müdahalesi gibi jeopolitik kararların Hazine piyasasına ilk yansıdığı yer burasıdır.