Münhasır ekonomik bölge
Kıyı devletinin karasularının ötesinde, kıyıdan en fazla 200 deniz miline kadar doğal kaynaklar üzerinde egemen hak kullandığı deniz alanı.
Nasıl işler
BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin V. Kısmı münhasır ekonomik bölgeyi (MEB) karasularının ötesinde ve bitişiğinde, kendine özgü hukuki rejimi olan bir alan olarak tanımlar. Sözleşmenin 57. maddesine göre bölge, karasularının ölçüldüğü esas hatlardan itibaren 200 deniz milini aşamaz.
Kıyı devleti bu alanda doğal kaynakları arama, işletme ve yönetme konusunda egemen haklara sahiptir. Yapay adalar, bilimsel araştırma ve çevre koruma da onun yetkisindedir. MEB karasuyu değildir; kıyı devleti burada tam egemenlik kullanmaz.
Öteki devletler 58. maddeye göre bölgede seyrüsefer ve üzerinden uçuş serbestliğini korur, denizaltı kablosu ve boru hattı da döşeyebilir. Tuzak buradadır: bir saldırının bir ülkenin MEB'inde olması, olayın o ülkenin topraklarında gerçekleştiği anlamına gelmez; ama kıyı devletini arama-kurtarma, çevre ve kaynak güvenliği yüzünden olayın içine çeker.
Bizim için neden önemli
Deniz çatışmalarında riskin coğrafyası MEB sınırlarıyla okunur. Bir saldırı savaşan tarafın kıyısından üçüncü bir devletin MEB'ine taşındığında sigortacının listelediği riskli bölge genişler ve kıyı devleti olayın tarafı olur. Doğu Akdeniz'de kablo ve boru hattı güzergâhlarındaki anlaşmazlık da büyük ölçüde örtüşen MEB iddialarından doğar.